Advert
Advert

Türkiye’nin Tam Ortasında, Merkeze Uzak Bir Şehir: Yozgat

Yayınlanma Tarihi : Google News
author

Bekir ÇAYLAK

Türkiye’nin tam ortasında yer alan Yozgat, coğrafi olarak merkezde olabilir; ancak ekonomik, sosyal ve demografik göstergeler açısından her geçen gün merkezin daha da uzağına düşüyor. Son veriler, meselenin artık sadece bir “göç hikâyesi” olmadığını; doğrudan temsil gücünden üretim kapasitesine kadar uzanan bir gerilemeye dönüştüğünü gösteriyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre Yozgat’ın nüfusu yıllardır düzenli olarak azalıyor. Bu düşüşün en somut sonuçlarından biri ise milletvekili sayısındaki gerileme oldu. Daha önce 4 milletvekili ile temsil edilen Yozgat, son güncellemeyle birlikte artık Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 3 milletvekili ile temsil edilecek. Bu tablo, sadece siyasi bir hesap meselesi değil; aynı zamanda şehrin ağırlığının, söz hakkının ve görünürlüğünün azalması anlamına geliyor.

Elbette bu durum en çok, siyasette yer edinmeyi hedefleyenler açısından bir rekabet daralması anlamı taşıyor. Ancak mesele kişisel siyasi hesapların çok ötesinde. Asıl soru şu: Neden Yozgat her yıl biraz daha küçülüyor? Neden gençler bu şehirde gelecek görmüyor?

Nüfus kaybının ekonomik yansımaları daha da çarpıcı. Zaten kalifiye eleman bulmakta zorlanan işletmeler için bu süreç ciddi bir darboğaz oluşturuyor. Organize sanayi bölgelerinde yatırım var ama çalıştıracak nitelikli iş gücü yok. Esnaf var ama müşteri azalıyor. Tarım var ama genç üretici yok. Üniversite var ama mezun olan gençlerin büyük kısmı şehirde kalmıyor. Kısacası şehir, kendi insan kaynağını tutamıyor.

Yozgat’ın asıl tehlikesi ise sayısal küçülmeden çok zihinsel kabulleniş. Bu gidişatı sorun etmeyen bir siyasi atmosfer, güçlü bir refleks ortaya koyamayan sivil toplum yapısı ve şehir geleceğini ortak akılla tartışmayan bir toplumsal yapı, göçten daha büyük bir risk barındırıyor. Herkes durumun farkında; fakat kimse yüksek sesle konuşmuyor. Sanki nüfus azalması doğal bir kader, milletvekili sayısının düşmesi sıradan bir teknik düzenleme gibi görülüyor.

Oysa şehir olmak sadece belediye tabelasında yazan bir unvan değildir. Şehir; üretimdir, gençliktir, dinamizmdir, kültürel hayatın canlılığıdır. Eğer bir kentte her yıl daha fazla insan valizini toplayıp gidiyorsa, orada alarm zilleri çoktan çalmaya başlamış demektir.

Yozgat için mesele artık “neden göç veriyoruz?” sorusundan “nasıl geri dönüş sağlayabiliriz?” sorusuna evrilmelidir. Tarımda katma değerli üretim, küçük ve orta ölçekli sanayide ihtisaslaşma, üniversite-şehir iş birliği, genç girişimcilere gerçek destek mekanizmaları… Bunlar sadece rapor sayfalarında kalmamalı.

En önemlisi de şehirde bir fikir iklimi oluşmalı. Siyaset üstü bir “Yozgat vizyonu” konuşulmalı. Bu mesele sadece bir partinin, bir kurumun ya da birkaç yöneticinin omzuna bırakılmayacak kadar büyük. Çünkü nüfus azaldıkça temsil azalıyor, temsil azaldıkça yatırım gücü zayıflıyor, yatırım zayıfladıkça göç hızlanıyor. Bu bir kısır döngü.

Türkiye’nin tam ortasında yer alan Yozgat, eğer ortak aklı harekete geçiremezse, haritada merkezde kalmaya devam edecek ama hayatın merkezinden giderek uzaklaşacaktır. Asıl soru şudur: Bu gidişatı gerçekten kim durdurmak istiyor?

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar