Sarıkaya kararını vermiş. Kaymakamlığıyla, belediyesiyle, sivil paydaşlarıyla ortak bir irade ortaya koymuş ve Kent Konseyi kuruluyor. Bu, küçük görünen ama aslında bir ilçenin geleceğine yön verecek kadar büyük bir adımdır. Müjdeyi yakında duyarız. Çünkü ortada laf değil, karar var.
Gelelim Yozgat’a…
Yozgat’ta da bir zamanlar Kent Konseyi vardı. Sonra ne olduysa oldu; “şartlar”, “uygunsuzluklar”, “gerekçeler” denildi ve işin içinden çıkıldı. Kapatıldı, rafa kaldırıldı, unutturuldu. Kimse de çıkıp açık açık “neden” demedi. Geçmişte yaşananları kurcalamanın bugün kimseye faydası yok. Ancak sonuç ortada: Yozgat, yıllardır ortak akıldan, katılımcılıktan, şehir adına konuşabilecek sivil bir mekanizmadan yoksun.
Kent Konseyi ne yapar?
Öngörür.
Vatandaşın talebini toplar.
Şehrin önceliklerini belirler.
Yetkili mercilere rahatsız edici de olsa doğruyu söyler.
Yozgat’ta bunların hangisi sistemli şekilde yapılıyor?
Eğer Yozgat’ta aktif bir Kent Konseyi olsaydı;
– Şehir adına öncelikli meseleler yıllarca ötelenmezdi,
– Devlet yatırımları “yapılmış olmak için” değil, doğru yerde ve doğru ihtiyaç için yapılırdı,
– Yerel yönetimlerin projeleri günü kurtaran değil, geleceği planlayan projeler olurdu,
– Yozgat bugün hâlâ Nohutlu ile Çamlık arasına sıkışmış bir şehir olmazdı.
Sorun kaynak mıydı? Hayır.
Sorun imkân mıydı? Hayır.
Sorun irade eksikliğiydi, ortak akıldan korkmaktı.
Sarıkaya bunu aşmış görünüyor. İlçe ölçeğinde bile “Ben bu şehri birlikte yöneteceğim” diyebilen bir anlayış ortaya koyuyor. Bu cesarettir. Bu vizyondur. Ve en önemlisi, geleceğe not düşmektir.
Yozgat ise hâlâ suskun.
Hâlâ beklemede.
Hâlâ “birileri bir şey yapsın” psikolojisinde.
Oysa Kent Konseyi, kimsenin rakibi değildir. Tam tersine, yöneticinin yükünü hafifletir, hatayı önceden söyler, yanlışı büyümeden durdurur. Ama bunun için eleştiriye tahammül gerekir. Görünen o ki asıl mesele de budur.
Bugüne kadar olmamış olması, bundan sonra olmayacağı anlamına gelmez. Sarıkaya’nın attığı adım Yozgat için bir aynadır. Bakıp ders almak da mümkündür, görmezden gelmek de.
Tercih yine Yozgat’ındır.
Ama unutulmamalıdır: Şehirler ihmali affetmez, tarih ertelemeyi yazmaz.
Yorumlar